Erkek Bebek İsimleri 2015

2015 yılı için doğacak erkek bebeğinize en yeni ve modern isimler ve erkek bebek isimlerinin anlamları. A Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han’ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı. Ağa: Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan varlıklı kimse Ağca: […]

Öfke ve Psikodrama – Çocuklar İçin

Çocuğunuz öfkesini psikodrama yöntemiyle yensin

6 ile 10 yaş arasındaki çocuklarda ideal sonuç veren psikodrama yöntemi çocuklara öfke kontrolü girişkenlikempati ve kendini doğru ifade edebilme becerisi gibi birçok fayda sağlıyor.

Problemini çözemediğinde ya da istediği şeyi elde edemediğinde yerde tepinen ağlayan hatta saldırganlaşan çocuklar için “psikodrama” en etkin yöntemlerden biri. Dr. Jacob Levi Moreno tarafından kurulan ve gücünü insandaki yaratıcılık spontanlık ve eylemden alan bir grup psikoterapi yöntemi olan “psikodrama” ile çocuklarınıza kendilerini doğru ve etkin ifade etme becerisi kazandırırken onların güvenini artırmanız da mümkün. Gerçeğin yeniden canlandırılması yoluyla keşfedilmesi şeklinde ilerleyen bu yöntemle ayrıca öfke kontrolü girişkenlik empati becerisi gibi birçok konuda da fayda sağlanabiliyor. Devamı hakkındaÖfke ve Psikodrama – Çocuklar İçin

Bursagaz Özel Eğitim Sınıfı

Bursagaz Eğitim Gönüllüleri Derneği tarafından Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) desteği ile yürütülen ’40 Okulda 45 Özel Eğitim Sınıfı’ projesi kapsamında Fethiye İlköğretim Okulu Şehit Murat Atsen İlköğretim Okulu Şehit Faik Gökçen İlköğretim Okulu Şükrü Şenkaya İlköğretim Okulu Bülent Aslan İlköğretim Okulu ve Gülhanım Karasu İlköğretim Okulu’nda özel eğitim sınıfları açıldı.

Devamı hakkındaBursagaz Özel Eğitim Sınıfı

Zeka Seviyeleri – IQ dereceleri

Hangi IQ hangi anlama gelir?

Zeka Ölçümü
(Çoklu Zeka Kuramı)
Zekâ birtakım testler aracılığıyla ölçülebilir. Bu gâyeyle birçok test geliştirilmiştir. Târihte bilinen ilk zekâ testi Osmanlı Devletinde uygulanmıştır. O zaman saraya bağlı olan Enderun adlı mektebe Müslüman ve gayri müslim çocukları bir çeşit zekâ testiyle seçilerek alınırlardı. Enderun idâreci ve devlet adamı yetiştirirdi (Bkz. Enderun). Batıda kullanılan ilk zekâ testini bir Fransız psikologu olan Alfred Binet ve Dr. Theodor Simon yapmıştır. “Binet-Simon Testi” adı altında 1905 yılında yayınlanan bu test Paris ilkokullarında başarısız kalan öğrenciler arasında zekâca geri olanlarla zekâca normal olup olumsuz çevre faktörlerinden dolayı başarısız kalanları ayırt etmek gâyesiyle meydana getirilmiştir. Devamı hakkındaZeka Seviyeleri – IQ dereceleri

Tulunoğulları – Tulün Devleti

Tulün Devleti’nin kurucusu olan Tulün Buhara’daki Samanoğulları valisi Nuh tarafından Abbasi halifesine (Mc’mun) armağan olarak gönderilmiş bir Türk idi. (Tulün Türkçedeki dolun veya dolunaydan gelir.)

Bir devlet adamında bulunması gereken bütün meziyetlere sahip olan Tulün hem Me’mun hem de ondan sonra gelen halifeler tarafından takdir edilerek yüksek mevkilere getirildi.

Tulun’un 854 yılında ordu kumandanı iken ölmesi üzerine aynı meziyetlere sahip olan oğlu Ahmet babasının yerine getirildi. 868 yılında Mısır’da durumun karışması üzerine halife (Mu’ tez Billah) tarafından kendisine geniş yetkiler verilerek Mısır valiliğine atandı. Kısa sürede duruma hakim oldu. Durumu uygun görerek aynı yıl içinde (868) (bazı tarihçilere göre 880 yılında) istiklalini ilan ederek sadece ismen halifeye bağlı olan ilk vali oldu. Devamı hakkındaTulunoğulları – Tulün Devleti

Yıkanmayı Türkler’den Öğrenen Toplum

Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro’nun kaleme aldığı “Kânunî Devrinde İstanbul” isimli kitaptan alınma…

“… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası kirli oluşumuzdur. İspanya’da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır.”

İnanılmaz değil mi?.. Ama inanın bunlar doğru…
Bu garip durum İspanya’ya has bir şey de değil üstelik o dönem Avrupa’sında yaşanan sıradan bir vaka. Sebebi ise o dönemki doktor ve din adamlarının Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki daha doğrusu baskıların bir sonucu.

Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı. “Günlük Sağlık Bakımı” isimli kitabın yazarı olan doktor John; “Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz.” diyordu. Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. “Ellerinizi yıkayabilirsiniz. Ayaklarınızı da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su her türlü derdin kaynağıdır.” görüşünü savunuyordu.

Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti: “Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir.”

XVI. yüzyılda Aziz Benedik dindarlara ve özellikle gençlere; “Banyo ancak bazı durumlarda izne tâbidir.” diye seslenirken
Aziz Francis ise; “Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir.” şeklinde sözler ediyordu. İspanya Kraliçesi İzabel hayat boyu sadece 2 defa biri doğumunda ve diğeri gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu.
İşte su dan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan hatta silinip temizlenmeyen insanlar üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı. Devamı hakkındaYıkanmayı Türkler’den Öğrenen Toplum